Ekonomi

Seçim Sonrası Dolar ve TL Karıştı! TCMB’den KKM’nin Yeni Versiyonu Geliyor Para Basımı Rekor Kırdı

Piyasalardan, ticaretten gelenler, hele dış ticaret yapanlar iyi bilir; 2018’in ikinci yarısında ve 2019’da ‘Rahip Brunson’ krizi sonrası tüm berberler ve dönerciler doları yok eden kampanyaya promosyonlarla destek verince dolar/TL’de bir durgunluk, bir can sıkıntısı, bir bıkkınlık hissi vardı. . Uzun süredir değişmeyen dolar kurunda tuhaf davranışlar tespit edildi. Ardından uzman ekonomistler, doları/TL’yi korkutan başkaları olduğunu keşfetti. Dışarı çıkınca kafasına vurdular. Ama deneydeki pire değildi ki bu kapağa zıplamayı öğrensin, bu yüzden yerinde duramadı. O dönem pandemiydi, ekonomi yönetimi değişirken tasması Eylül 2021’den sonra salınan 3 aylık Golden Retriever’i bahçeye salmak gibiydi. Çitleri zorladıktan sonra 20 Aralık 2021’de ‘Biz bir şey yapmadık’ ama ‘Hiçbir şey olmasa da kesin bir şey oldu’ dercesine ev hapsi dışarı çıkmadan devam ediyor. Görüntüsü aklınıza geldiyse Bloomberg ve TCMB dolar/TL açıklamalarına geçelim.

Dolar/TL’de 1,5 yıldır gözlenen sakin yükseliş pek çok gerçekle örtüşmediği ve Merkez Bankası’nın bankalar, krediler ve şirketler için aldığı kararlar nedeniyle soruşturmalar sıklaşıyor. Bloomberg’den Uğur Yılmaz ve Aslı Kandemir’e göre serbest kur rejiminde artık nihai karar mercii Merkez Bankası.

Haberde, TL işlemlerde nihai konsensüsü sağlayan Merkez Bankası’nın sürekli denetim ve müdahalesinden piyasa operatörlerinin sıkıldığı belirtilirken, döviz almanız gerekiyorsa döviz alım işlemi yapmanız gerektiği belirtiliyor. ifade.

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler öncesinde döviz piyasasındaki kontrolün çok arttığı belirtilirken, bilgi veren piyasa işletmecileri, özellikle büyük hacimli süreçlerin, hatta hemen her sürecin inceleme ve onaya tabi olduğunu açıklıyor. .

Tüccarların anlattıklarına göre Merkez Bankası, “döviz tüccarı” gibi bankalarla sürekli iletişim halinde, platformlardaki süreçleri takip ediyor ve döviz işlemlerine ilişkin raporlama yapıyor.

Kimin kime, ne oranda satacağını büyük ölçüde Merkez Bankası’nın belirlediği iddia edilirken, TCMB’den herhangi bir açıklama yapılmadığı belirtiliyor.

Commerzbank’tan Ulrich Leuchtmann, bu işlemleri ‘hafif sermaye kontrolü’ olarak tanımlıyor, ancak seçimlerden sonra devam etmesini pek olası görmüyor. Seçim sonrası için TL’nin değer kaybetmesini kaçınılmaz görüyor.

Son dönemde yeni bir sistemin devreye alındığı ‘telefonla eşleştirme hizmeti’ olarak adlandırılan sistemde, TCMB ve bankalar sürekli iletişim halinde olmakta ve onay alınmadan döviz işlemleri gerçekleştirilmemektedir.

Piyasa tüccarları, mevcut müdahalelerin daha önce arz odaklı olduğunu, ancak artık talebin kontrol altında olduğunu söylüyor.

Son günlerde Londra takas kurlarında görülen dalgalanma ve son haftalarda iç piyasada dolar/TL’deki oynaklığın artması “stres işaretleri” olarak görülüyor.

Her gün değişen gündem ve düzenlemelerde ihracatçıların döviz almama taahhüdü nedeniyle düşük kur, döviz fazlası olan firmalar için yüksek kur gibi düzenlemeler yer alırken, bireyler, gelecek süreçlerine yönlendirmeler ve Kapalıçarşı’da etkili söylemler ve açılımlar. görülür.

TL’deki üç aylık ve bir aylık oynaklık farkının seçim sonuçlarının değerli olmadığını gösterdiği belirtildi. In Touch Capital Markets’in kıdemli analisti Piotr Matys, döviz müdahalelerinin çok maliyetli olduğunu ve ‘Merkez Bankası seçimlerden sonra Türk lirasının serbest kalmasına izin verebilir’ dedi.

Yatırımcıların TL varlıklarda pozisyon almadıkları görülüyor. “Korunma fonları”, hatta uzmanları koruyan yatırım fonları bile yatırım yapmaktan kaçınır.

Seçimlerin ardından sonuç ne olursa olsun TL’ye müdahalelerin kaldırılacağı ve TL’nin değer kaybedeceği tahmin ediliyor. Londra bu bahiste başı çekiyor.

Trium Capital’den Peter Kisler, “muhalefet rahat kazansa bile TL dışındaki tüm varlıklar yükselebilir” dedi.

Carrhae Capital’den Ali Akay, “TL’nin yaklaşan devalüasyonundan başka yatırım fırsatı yok” yorumunda bulunuyor.

Vadeli işlemler de seçim sonrası kim kazanırsa kazansın TL’de değer kaybı gösteriyor.

TCMB bilgileri Mart ayında yabancıların TL fonlardaki varlıklarının 1,2 milyar dolara gerilediğini gösterirken, 10 yıl önce 72 milyar dolarlık bir orandan söz ediliyor.

Londra’daki North of South Capital yetkilisi Kamil Dimmich, riski kur kontrolleri veya ani bir devalüasyon olarak değerlendirirken, “Kur riskleri nedeniyle şu anda Türkiye’ye doğrudan giriş yapmadık” sözlerini kullandı.

Helm Investment Trust’tan Rejat Suri, TL’deki siyasi belirsizlikler ve riskler nedeniyle Türk piyasasından uzak durduklarını açıklarken, “daha ​​öngörülebilir politikaların yabancı yatırımcıları çekebileceğini” söylüyor.

Uluslararası kuruluşlar seçim sonuçlarından bağımsız olarak dolar/TL’de yükseliş beklentisini sürdürüyor.

Barclays ve TD Securities, TL’de yüzde 40 kayıpla 2023’ün üçüncü çeyreğinde (Haziran-Eylül dönemi) 27 TL olmasını bekliyor.

Bank of America da seçim sonuçları ne olursa olsun TL’de yüzde 15-25 arası değer kaybı beklendiğini bildirdi. Zümrüt İmamoğlu, Merveille Paja, David Hauner ve Mikhail Liluashvili imzalı 30 Mart tarihli raporda dolar/TL bazında ‘gerçeğe uygun değer’in 24 TL olduğu belirtildi.

Bütün bunları okurken bu sabah TCMB’nin yeni KKM benzeri ürünüyle karşılaşıyoruz. TCMB’nin “Döviz veya Türk Lirası Mevduat ve Döviz Yükümlülüğü Bulunan Tüzel Kişilerin Katılma Hesaplarına Sağlanacak Desteklere İlişkin Tebliğ” Resmi Gazete’de yayımlandı.

Buna göre, hesap sahibinin talep etmesi halinde dolar, euro ve sterlin cinsinden döviz borcu bulunan yerli şirketlerin döviz hesapları, hesap açılış tarihindeki kurlardan TL’ye çevrilecek. 1 aydan az olmamak üzere Merkez Bankasınca belirlenen vadelerde TL hesap açılacaktır.

Vadesinden önce para çekilirse, döviz hesabın açıldığı günkü kurda, vade bekleniyorsa döviz kapanış kurunda değer kaybeder. Banka bu tutarı müşteriye ödeyecektir. Vade sonundaki kur farkı faiz veya kâr payından yüksek ise aradaki farkı TCMB ödeyecektir. Bu süre içinde döviz alınması halinde haklar kaybedilecek ve 1 yıl boyunca kredi kullanımı söz konusu olmayacaktır.

Son olarak Merkez Bankası’nın çözümü para basmakta bulduğu belirtildi.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre piyasadaki banknot miktarı yüzde 24 artarak son 10 yılın ortalamasının iki katına ulaştı. Emisyon hacmi bir yılda yaklaşık 2,5 kat artarken, 200 TL’lik banknotların basımına yük oldu. Basılan 6 banknottan 5’i 200 TL oldu.

2022 yılına gelindiğinde piyasada 2 milyar 855 milyon banknot bulunurken yıl sonunda bu sayı 3 milyar 540 milyona ulaştı. Basılan 685 milyon yeni banknottan 493 milyonu 200 TL değerinde.

200 ve 100 TL’lik banknotların pazardaki payı son bir yılda yüzde 55’ten yüzde 61’e yükselirken, değerdeki payı yüzde 40,3’ten yüzde 56,6’ya yükseldi.

Merkez Bankası banknot kağıdı ve mürekkebi alımına yüzde 92 daha fazla harcayarak 508 milyon TL ödedi.

Bu veriler ışığında piyasalarda seçim sonuçları bir anlamda değersizken aynı zamanda en değerli gündemdir. Kısacası Türkiye ekonomisinde ne olacağı biliniyor ama nasıl olacağı merak ediliyor. Nasıl olacağını düşünüyorsun?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

-
Başa dön tuşu